Alman Hamamböceği – Blattella Germanica

Bilimsel Adı : Blattella Germanica

Günlük hayatta gerek işyerlerimizde gerek evlerimizde en sık karşılaştığımız tür olan Alman Hamam Böceği (Blattella germanica) halk arasındaki adı ile kalorifer böceği, bir yumurta paketinde 50 ye yakın yumurta bırakır.

Dişi böcek bu yumurta kapsülünü genellikle kapsül açılana kadar abdomen(karın) ucunda taşır ve bu yumurtaların açılım süresi ortalama 21 gündür.

Yumurtadan çıkan nimfler (yavru böcekler), 3 ile 6 ay arasında ergin döneme gelip tekrar yumurtlayabilme kabiliyetine ulaşırlar. Yılda ortalama olarak 4 adet yumurta paketi bırakabilen kalorifer böcekleri zor koşullara oldukça dayanıklıdırlar ve hızlı üreme kabiliyetleri sayesinde bir anda yaşam alanlarımızı istila edebilirler. Sıcak ve nemli yerleri seven Alman Hamamböcekleri özellikle mutfaktaki elektirikli ev eyşyalarının motor aksamları, tezgah altları, çekmece içleri, dolap menteşe içleri gibi noktalarda yuvalanırlar. Birçok bakteri ve virüsleri gezdikleri yerlere taşıyarak salgın hastalıklara sebep olabilirler.


Alman Hamamböceği mücadelesi oldukça zordur, teknik bilgi, tecrübe ve bazı yoğun istila durumlarında periyodik insektisit uygulaması gerektirebilir.

Profesyonel bir ilaçlama firmasının yapacağı detaylı inceleme ile yaşam alanlarımızdaki Alman Hamamböceği yuvaları tespit edilir. Yuvayı yaptıkları ortamın fiziki özelliklerine göre sprey ve jel formülasyonda olan ilaçlar kullanılarak istila durumları ortadan kaldırılır.

Veteriner Hekim: A. Serkan Aydoğdu – Ziraat Mühendisi: Erhan Özdemir  

Sitelerde Haşere İlaçlaması

Sitelerde Zararlı Kontrolü;

Siteler haşere, kemirgen ve zararlı aktivitesi görülme riski yüksek olan yerlerdir. Özellikle blok sığınakları, depolar, bodrum katları, hidrofor, havalandırma ve sistem odaları, havuz kontrol odaları, apartman ortak kullanım alanları, aydınlık merdiven boşlukları, asansör makine daireleri ve kuyuları sosyal tesisler ve peyzaj alanları zararlılar için birinci derece yuvalanma noktalarıdır. Bu alanlar zararlı gruplarının yuvalanma alanlarında ihtiyacı olan sıcaklık, nem, rutubeti bulunduğu kendilerini avcı gruplarından saklayabildikleri güvenli alanlar olması nedeni ile tercih ettikleri bölgelerdir. Aynı zamanda sitelerde konut sakinlerinin sürekli değişmesi ve eşya malzeme taşınmasının sıklıkla oluştuğu bölgelerdir. Taşınma esnasında zararlı gruplarının yumurtalarının bina ortak kullanım alanlarına dağılmasına ve bu bölgede yeni bir popülasyonun oluşmasına neden olacaktır.

Sitelerde bahsedilen riskler göz önüne alındığında düzenli ve sistemli mücadele edilmediği takdirde istila durumları gerçekleşebilme ihtimali yüksek olmakla beraber evlerinize kadar girecek olan haşereler yaşam standartlarınızı düşürebilirler. Haşereler ve kemirgenler birçok hastalık etkeninin taşıyıcı olmalarının yanı sıra önemli derecede maddi hasarlarda verebilirler. Kemirgenler arabalarınızın elektrik kablolarını veya sistem odalarındaki elektrik kablolarını kemirerek yangınlara sebep olabilirken, hidrofor odalarındaki veya binalarda bulunan su tesisat borularını kemirerek su basmalarına sebep olabilirler.

Düzenli ve sistemli yapılacak ilaçlamalar ile yukarıda bahsedilen riskler minimal düzeylere indirgenebilir. Öncelikli olarak ilaçlama yapacak firma dikkatle seçilmeli ve yasal mevzuatlara tamamıyla uygun olup olmadığı kontrol edilmelidir. Ayrıca ilaçlamayı yapacak kişiler eğitimli ve konusunda uzman olan kişiler olmalı ve ilaçlama firması bu uzmanlıkları size belgelemekle yükümlüdür. Bununla birlikte yapılacak her ilaçlama sonrası tarafınıza sunulacak raporlarda ilaçlama esnasında kullanılan ilaçların neler olduğu ve eğer varsa alınması gereken tedbirlerin neler olduğunu tarafınıza raporlamalıdır.

Firmamıza gelecek ilaçlama taleplerinde öncelikle konusunda uzman Veteriner Hekimler ve Ziraat Mühendisleri tarafından siteye ücretsiz bir keşif yapılır. Bu keşif esnasında yaptığımız gözlemler ve tarafımıza ilettiğiniz bilgiler ışığında sizin için en uygun ilaçlama programları uzman ekibimiz tarafından hazırlanır ve tarafınıza sunulur. Site yönetimi talep ettiği takdirde site sakinlerine Haşere Mücadelesi ile ilgili eğitmen kadromuz tarafından verilebilecek ücretsiz eğitimlerle site sakinlerinin bu konudaki farkındalığının artması sağlanır.

QPest ilaçlama olarak sitenizde ihtiyaçlarınıza yönelik doğru ve yasal mevzuata uygun hizmeti ve site yönetiminizin üzerindeki mesuliyeti tarafımıza alarak sitenizde ideal Haşere Kontrol hizmetini sunuyoruz. Firmamıza +90 216 515 55 00, Veteriner Hekimi Serkan AYDOĞDU ‘ya +90 534 637 82 44, Ziraat Mühendisi Erhan ÖZDEMİR ‘e +90 545 947 78 78 numaralı telefondan ulaşabilir detaylı bilgi alabilirsiniz. 

Çam Kese Böceği – Thaumetopoea pityocampa Schiff

Bilimsel Adı : Thaumetopoea pityocampa Schiff

Zararlının Dış Görünümü :

Çam kese böceği pul kanatlı zararlı yaşam döngüsü 4 evreden oluşan bir böcek türüdür. çam kese böcekleri yumurtalarını çiftleşmeden sonra çam ağaçlarının özellikle alt dallarının birleştirerek sıralar halinde bırakırlar. bırakılan yumurtalar avcı canlılar tarafından yenilmemesi için yumurtalarının üzerini pullarla kaplarlar.

Bırakılan yumurtalar ortalama 40 günlük olgunlaşma evresinden sonra yumurta zarı delinerek baş kısmı gövde kısmından daha büyük tırtıllar ortaya çıkarlar.  Bu evrede zararlı grubu 16 ayağı bulunan bir tırtıl görüntüsü sergilemektedir. yetişkin haldeki bu tırtıl 40 milimetre büyüklüğüne ulaşır. Bu zararıların karnın alt kısmında bulunan onaltı ayakları, beyaz sarı veya sarıya yakın renkte kullarla kaplıdır.

Davranışları, Beslenmesi ve Alışkanlıkları

Çam kese böceğinin larvalarının (tüylü tırtılların) pupa evresi öncesinde iki dönemi vardır. İlk dönemi tırtılın yumurtadan çıkıp koza örmeye başladığı dönem sonraki dönemi ise kirizalitleşme olarak tabir edilen keseleri terk edip toprak altında pupa oluşturuncaya kadar olan dönemi belirtir. Çam kese böceği larvaları birinci döneminde ağırlıklı olarak geceleri kesesinden çıkarak yakın çevresinden itibaren yeni sürgünleri yiyerek beslenirler ikinci evreye kadar deri değiştirerek ergin tırtıl haline ulaşırlar. Bu süre içerisinde ağızlarından salgıladıkları ipeğimsi madde ile ibreli ağaçlarda yeni sürgünlerde ve tepe tomurcuğuna yakın bölgelerde keselerini örmeye devam ederler. Bu keselerin görünümü ilk dönemlerde çok parlak olup, zamanla da matlaşır.

İkinci evresini tamamlayan tırtıllar keselerini terk ederek ağaç gövdesinden torağa iner ve toprak altında krizalitleşme ile birlikte pupalarını örerler pupa içerisinde ortam koşullarına ve tırtılın beslenme yetişkinlik durumuna bağlı olarak ilk etapta 4 aylık süre içerisinde ergin hale gelir ve kelebek olarak ergin çam kese böcekleri çiftleşme için pupalarını terk eder. ergin hale gelemeyen puparlar 4 yıllık dönem içerisinde bu evreyi tamamlayabilirler . bu nedenle bu zararlı ile mücadelede 4 yıllık zaman periyotlarının belirlenmesi son derece önemlidir.

Üreme:

Çam kese böceklerinde pupadan çıkan ergin kelebekler çiftleşmesini tamamlar ve çiftleşme akabinden erkek bireyler hemen ölürler ancak çiftleşmiş olan dişi bireyler döllenmiş yumurtalarını bırakmak için uygun bölge arayışına girer ve bölgedeki çam ağaçlarında yumurtalarını bırakmanın akabinde ölürler. zararlı ile biyolojik mücadelede erkek bireylerin feromon tuzaklarına çekilmesi çiftleşmenin oluşmasına engel olacağı için son derece önemlidir.

Çam Kese Böceği İle Nasıl Mücadele Edilir?

Çam kese böceği ile mücadele biyolojik mücadele, kimyasal mücadele ve Fiziksel Mücadele olarak gruplandırılır.
  • Biyolojik mücadelede; Zararlılar için avcı nitelikteki canlı grupları (Kuş Grupları) ortama salınarak yapılır.
  • Kimyasal Mücadele; Zararlıların larva 1. ve 2. evrelerinde  toprak gövde ve sürgün alanlarında gerçekleştirilir.
  • Fiziksel mücadele; Çiftleşme döneminde feromon tuzaklarla kese döneminde keselerin toplanılması ve yakılması ile sağlanır. Çam kese böcekleri tırtıl evresinde tüyleri alarjen etkiye sahip olduğu için keselerin toplanılması esnasında açık çilde temasından kaçınılmalı ve ortamdan özellikle 2-16 yaş grubu çocukların uzak durmaları sağlanılmalıdır. yetişkinlerde bile temas yüzeylerinde ödem kızarıklık şişmeler oluşturabilmektedir.

Çam Kese böcekleri Tüylü tırtılları ile kimyasal mücadelede mutlaka profesyonel bitki koruma ürünleri uygulama yetkisine sahip alanında uzman profesyonel ekipler tarafından yapılması gereken bir uygulama olup firmamızdan bu zararlı grubu için ilaçlama teklifi alabilirsiniz. Firmamıza telefonla 7/24 ulaşabilir detaylı bilgi talebinde bulunabilirsiniz. İrtibat numaramız +90 216 515 55 00 Watsapp İletişimi için 545 947 78 78 numaralı telefondan bilgi alabilirsiniz.

Ziraat Mühendisi: Erhan ÖZDEMİR 

Bu Makaleyi Paylaşın…

Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Vektör Nedir?

Dünya üzerinde yaşayan birçok canlı grubu insanlar veya hayvanlarda hastalık yapan organizmaları taşımaları, bitki ve besinlere zarar vermeleri, geçici (alerji vb) veya kalıcı tarzda(felç) sağlık problemlerine sebep olmaları, korkutucu davranışları( ses ve uçma gibi) ve kötü görüntüleri sebebi ile zararlılar olarak nitelendirilirler. Bu canlıların en önemli gruplarından birini sivrisinekler oluşturmakla birlikte, keneler, hamam böcekleri, ev sinekleri, karasinekler, pireler ve kemirgenler (fareler ve ratlar) gibi birçok canlı insanların yaşadığı alanlar ve çevresinde rahatlıkla üreme ve gelişme göstermektedir. Geçmişte gerçekleşen birçok savaşta vektörler tarafından taşınan hastalıklar sebebi ile hayatını kaybedenlerin sayısının, savaşlardaki çarpışmalarda ölen bireylerden daha fazla sayıda olduğu bilinmektedir (ÇETİN Hüseyin, Kent Zararlıları-Biyoloji, Ekoloji ve Mücadele Yöntemleri (Vektörler ve Diğerleri),  Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü, Antalya, 2016, s5).

Yukarıda bahsedilen çok sayıda canlı grubu arasında genellikle parazitli bir canlıdan, sağlıklı bir canlıya hastalık etmeninin (bakteri, virüs, mantar vb.) bulaşmasına neden olan canlıya vektör denilmektedir. Kısaca vektör hastalığı değil hastalık neden olan paraziti taşırlar (Vektörler ve Diğerleri), Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü, Antalya, 2016, s5).

Böcekler dünyada en çok tür çeşitliliğine sahip hayvanlardan biri olarak bilinmektedir. Yaklaşık 1.500.000 kadar yaşayan türü vardır, her yıl binlercesi yeni tür olarak bu sayıya eklenmektedir. Sivrisinekler, hamam böcekleri, pireler, tatarcıklar vb. bu grupta yer almaktadır. Böcekler farklı beslenme şekilleri olan canlılardır. Özellikle organik maddece zengin alanlarda beslenen türler birçok hastalık etmeni için vektör olma olasılığını oluştururlar. Hızla üremeleri, kısa hayat döngüsüne sahip olmaları, kanatları yardımıyla uzak mesafelere uçabilmeleri, mekanik darbelere, hastalıklara ve radyasyona karşı oldukça dirençli olmaları, insektisitlere direnç geliştirmeleri gibi özellikleri nedeniyle vektör olma potansiyelleri daha da artmaktadır(Vektörler ve Diğerleri), Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü, Antalya, 2016, s7).

Veteriner Hekim: A. Serkan Aydoğdu

Haşerelerde (Böcekler) İlaç Direnci

Bir pestisitin uzun süre veya yanlış dozlarla kullanılması sonucunda bu zararlı popülasyonunda pestisite karşı hassasiyet azalması durumudur. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) insektisitlere direnci; normal bir popülasyondaki bireylerin çoğunu öldürdüğü tespit edilen zehirli bir maddenin belirli bir dozuna karşı, aynı türün diğer popülasyonundaki bireylerin tolerans kazanma yeteneğinin gelişmesi şeklinde tanımlamıştı. Açıkçası böcekler çok hızlı üreyebilme yeteneğine sahip oldukları için insektisitlerin yani böcek ilaçlarının hatalı ya da aşırı kullanılması durumunda direnç gelişebilme riski her zaman vardır. Bu nedenle yapılacak ilaçlamalarda insektisit direnç yönetim stratejisi belirlemek doğa için oldukça yüksek önem taşımaktadır. İnsektisit direnç yönetiminde en başarılı yöntemlerden bir tanesi etki mekanizmaları farklı insektisit kullanarak direnç seleksiyonunu azaltmaktır. İnsektisit karışımlarında böcekler bir ilaçtan letal dozu aldığında aynı anda diğer insektisitlerden de benzer letal dozu aldığı için etkili olurlar. Karışım uygulamasından sonra her iki insektisite de direnç geliştiren bireyler hayatta kalacaktır. İlaçlanmamış böcek popülasyonundaki bireylerle ya da göçmen bireylerle rastgele çiftleşme ya da rekombinasyon dirençli genotipin iki katına çıkma eğilimini kısıtlayacaktır. Bu durumda direncin evriminin yavaşlamasına neden olacaktır (Curtis, 1987).

Burada en önemli soru böceklerde gelişen direnç karşısında biz ne yapabiliriz? Kullanılan insektisitlere karşı oluşacak direnç kaçınılmazdır ancak belirlenecek doğru stratejilerle oluşabilecek bu direnci yönetebiliriz. Böceklerde oluşabilecek direncin yönetilmesi için en önemli konu ilaçlama firmasının konusunda uzman ve insektisitlerin etki mekanizmalarına hakim personeller ile ilaçlama uygulamasını gerçekleştirmesidir. Bilinçsiz yapılan her ilaçlama, böceklerin direnç kazanmasını ve ekolojik dengenin biraz daha bozulmasına sebep olmaktadır. İlaçlama firması seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini “İlaçlama Firması Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz? “ adlı makalemizden öğrenebilirsiniz.

Veteriner Hekim: A. Serkan Aydoğdu

İşletmelerde Pest Kontrol Hakkında Merak Edilenler

İşletmelerde Periyodik ilaçlama Gerekli mi?

İşletmelerde Faaliyet alanları göz önüne alındığında;

  • Zararlı çekiciliğinin yüksek olması
  • Zararlıların barınma saklanma ve yuvalanma ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için çok fazla fiziki boşluğun veya alet ekipmanın bulunması
  • Aynı zamanda alanlarda kullanılacak tüm Biyosidal ürünlerin doğrudan güneş ışığı, UV Işınlar ve Mor ötesi ışınlardan dolayı yarılanma sürelerinin hızlı bir şekilde tükenmesi
  • Tesisler de kauçuk malzemelerin yoğunluğu, kablo kanallarının ve elektrik kontrol panelleri ile trafo merkezlerinin açıktan devam etmesi gibi nedenlerin oluşturmuş olduğu risklerden dolayı  işletmelerde periyodik olarak ilaçlama hizmeti alınması son derece önemli ve gereklidir.

Pest Kontrol açısından riskli sektörler hangileridir?

İşletmelerde faaliyet alanlarına göre zararlı yuvalanması ve barınması, kontaminasyon ve çapraz kirlenme riskleri göz önüne alındığında;

  • Gıda Üretim ve Depolama Tesisleri
  • Kozmetik Üretim ve Depolama Tesisleri
  • İlaç Üretim ve Depolama Tesisleri
  • Yanıcı ve Parlayıcı Madde Üretim ve Depolama Tesisleri
  • Kimyasal Üretim ve Depolama Tesisleri
  • Süt Ürünleri Üretim ve Depolama Tesisleri
  • Soğuk Zincir Üretim ve Depolama Tesisleri
  • Perakende Satış ve paketleme işletmeleri

Birinci derecede yürüyen haşere ve kemirgenler için risk taşıyan işletme sektörleridir. Zira periyodik ilaçlama hizmeti tüm haşereleri kapsamakla beraber tüm işletmelerde yapılması gereken bir zaruriyettir. Hizmetin amacı işletmeleri haşerelere karşı korumak ve işletmelerde haşere yuvalanmasının ve buna bağlı oluşabilecek işgücü hammadde ve üretim zararların önüne geçmektir.

Sektörlere göre ilaçlama metodu değişir mi?

Periyodik ilaçlama uygulamalarında işletmelerin faaliyet alanları yapılacak uygulama methodunu belirlemede son derece önemlidir. Nitekim gıda üretim tesislerinde yapılacak uygulamada üretim alanlarında yapılacak kontrollü kimyasallar uygulamaları ile ilaç üretim tesislerinde temiz sahalarda yapılacak uygulamalar tamamen farklıdır. İlaçlama hizmet talebi sonrasında yapılacak ücretsiz keşif çalışmasına istinaden firmamızın uzman personelleri tarafından o işletme için en doğru metot ve hedeflenen haşere türü için en doğru Biyosidal ürün seçilir ve işletme yetkilisinin bilgisine sunulur.

Bu metotlar mücadele edilecek haşere türünden, işletmenin bağlı olduğu sektöre ( gıda imalatı, sanayi, depolama, lojistik vb..) göre sahip olduğu haşere tolerans seviyesine yada burası bir ilaç, hammadde üretim tesisiyle bünyesinde bulundurduğu temiz saha, gri saha gibi faktörler göz önüne alınarak belirlenir.

 

Veteriner Hekim: A. Serkan Aydoğdu – Ziraat Mühendisi: Erhan Özdemir  

İşletmelere Özel Pest Kontrol ( Haşere Mücadelesi) Eğitimleri

Entegre Zararlı mücadelesi, bilimsel yöntemlerle yapılması gereken komplike bir iştir. Fiziksel mücadele, kimyasal mücadele, biyolojik mücadele gibi yöntemlerin tümünü bir arada kullanmak gerekir. Yapılan mücadelenin sürekli izlenmesi ve raporlanması ve bu rapora göre aksiyon alınmasıgereklidir. Böylece mevcut problemin kaynağı yok edildikten sonra veya problem içermeyen birimlerde problem oluşmasının önüne geçilir.

QPest bünyesinde bulunan konusundan uzman Ziraat Mühendisleri ve Veteriner Hekimleri ile “ Entegre zararlı mücadelesi nedir? İlaçlama öncesinde, yapılırken veya sonrasında sizin almanız gereken önlemler nelerdir? Yaşanan veya yaşanabilecek böcek problemini tekrar yaşamamak için neler yapmalıyız? Nasıl önlemler almalıyız? Vektörlerin taşıdığı zoonoz hastalıklar nelerdir ve bu hastalıklardan korunmak için neler yapmalıyız?   vb…” gibi konularda belirli bir takvime bağlı düzenli eğitim fırsatları sunmaktadır. Ayrıca bu eğitimler dökümante edilir ve eğitime katılan her personele “Zararlı Kontrol Eğitimi” sertifikası verilir.

Veteriner Hekim: A. Serkan Aydoğdu – Ziraat Mühendisi: Erhan Özdemir  

Akrep – Scorpiones

Bilimsel Adı

Order Scorpiones

Zararlının Dış Görünümü

Akrepler, eklembacaklılardan sekiz bacaklı bir canlı türüdür. Akrepler taksonomik olarak, keneler, uyuzböcekleri ve diğer eklem bacaklılarla akrabadırlar.

Akrepler anotomik olarak cephalatorax(Gövde), karın(abdomen)bölümlerinden oluşmuştur. Akreplerde uzatılmış bir gövde ve erektil kuyruk ile uç kısmında iğnesi, bulunan bir yapıdadır.Bu yapıda 4 çift bacağa sahip akrepler de örümceklerden ayrı olarak yakalama kolları bulunmaktadır. Akreplerde cephalatoraxı koruyan sert bir kabuğu vardır. Gövde uç kısmında bir çift göz bulunmaktadır.

Akrebin Yaşamı

Akrepler, geceleri avlanan etçil yırtıcı hayvanlardır. Genellikle örümceklerden, kırkayaklardan ve genel olarak her türlü böcekten hatta kendi türünden akreplerden bile beslenebilen canlılardır.

Akreplerin geneli sıcak ve kuru iklimi tercih ederler.

Akrepleri diğer eklem bacaklılardan ayıran en belirgin özellikleri görünüşleridir. Bir çift güçlü kıskacı, dört çift ayağı ve en uzun segmentin ucunda akrebin güçlü iğnesinin bulunduğu çok segmentli bir kuyruğu vardır.

Görme duyuları zayıf olan akreplerde gövdenin tam ortasından baş kısmında iki adet birincil gözü ve kenarlarda birkaç tane daha gözleri vardır ancak görme yeteneklerinin zayıf olması nedeni ile ağırlıklı olarak dokunma ve titreşim algılayarak çevresine tepki verirler.

Akreplerin iğnesi

Akrepler, uzatılmış gövdenin ucunda son derece keskin ve zehirli iğnelerinin bulunduğu kitin bölmeli kuyruklara sahiptirler. Bu iğneler, hem saldırı hem de savunma için kullanılan dikenli organlardır.

Akrepler, saldırılarında yaptıkları ilk hamlede kurbanlarını zehirli bir yaralama gücüne sahiptirler ve ard arda birden fazla atak yapabilirler ancak zehirin tekrar oluşturulması zaman almaktadır.

Akreplerde uzatılmış kuyruğunun uç kısmında kıvrımlı iğnesi bulunur. Bu iğneyi akrepler saldıracakları canlı guruplarını felç etmek (Paralize) veya öldürmek için kullanırlar. Akrepler, saldıracakları kurbanlarında iğnesini daha hızlı sokabilmek için büyük ön kıskaçlarıyla kurbanlarını yakalayıp tutarlar.

Akrep zehri bu saldırıdan etkilenen kurbanlarını hareketsiz hale getirecek kadar güçlüdür ve hatta bazı akrepler insanlarda ölüme neden olabilecek bir zehire sahiptirler. Bu zehir akrep türlerine göre 40 ile 50 arasında toksin maddeden oluşmaktadır. Ancak bilinen yaklaşık 1500 akrep türünden 50 kadarı insanlar üzerinde hayati risk yaratmaktadır.

Ziraat Mühendisi: Erhan ÖZDEMİR

Haşere İlaçlama Firması Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Haşere ilaçlama firması seçimi yaparken çok dikkatli olunmalıdır. Çünkü insan sağlığı her şeyden daha önemlidir. İlaçlamayı yapacak olan firma mutlaka T.C Sağlık Bakanlığından izin belgesi almış profesyonel bir haşere ilaçlama firması olmalıdır. Peki bunu nasıl anlayabiliriz? İlaçlama firması seçmeden önce ilaçlama firmasına aşağıdaki soruları mutlaka sorunuz:

  • Haşere ilaçlama firması T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı Biyosidal Ürün Uygulama İzin Belgesine sahip mi?
  • Haşere ilaçlama firması T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı Mesul Müdür Sertifikasına sahip mi?
  • İlaçlama firması Türk Standardlar Enstitüsü tarafından verilen TSE Hizmet Yeterlilik Belgesine sahip mi?
  • Haşere ilaçlama firması uluslar arası geçerliliği olan kalite yönetim sistemi belgelerine sahip mi?
  • İlaçlamayı yapacak kişilerin T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı Biyosidal Uygulayıcı Sertifikası var mı?
  • Haşere ilaçlama; Mesul Müdür ( Ziraat Mühendisi, Veteriner Hekim, Biyolog, Kimyager) tarafından kontrol ediliyor mu?
  • Haşere ilaçlama için randevu talep ettiğinizde gözlemlemiş olduğunuz haşereler hakkında detaylı bilgi alınıyor mu?
  • Haşere ilaçlama öncesi detaylı bir gözlem yapılıyor mu? İlaç ve uygulama yöntemi bu gözlem sonuçlarının değerlendirmesine göre mi seçiliyor?
  • Haşere ilaçlaması yapılırken kullanılacak ilaçlar ve yöntemler Dünya Sağlık Örgütü(WHO) ve T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı mı?
  • İlaçlama sonrası size ilaçlamanın detaylarını ve almanız gereken önlemleri açıkça belirten mesul müdür, ekip sorumlusu, uygulayıcı personel tarafından imzalı bir vektör kontrol formu bırakılacak mı?

Veteriner Hekim: A. Serkan Aydoğdu – Ziraat Mühendisi: Erhan Özdemir  

Pire İlaçlaması Hakkında Bilinmesi Gerekenler

 

Pire, mücadelesi oldukça zor olan bir canlı grubudur. Konakçı seçiciliğin düşük olması, zor şartlarda hayatta kalabilmeyi başarabilmesi gibi faktörler pire mücadelesini zorlaştırmaktadır. Ayrıca taşıdıkları birçok hastalık nedeniyle hem insan sağlığını hem hayvan sağlığını tehdit ederler.

Pire ilaçlamaları pirenin bulunduğu alana, yerleşim yerine göre farklılık gösterir. Eğer pire, evcil hayvan üzerinde ise bu ilaçlama mutlaka veteriner hekimler tarafından yapılmalıdır. Eğer pire yaşam alanlarımızda ise mutlaka sağlık bakanlığından onaylı profesyonel bir ilaçlama firmasından ilaçlama talep edilmelidir. Pire ilaçlamada dikkat edilmesi gereken; ilaçlama esnasında ilacın uygulanacağı yüzeyler,  ilaçlama yapılırken seçilecek pire ilacı, yumurtadan( yumurtaya etki edebilecek bir ilaç yoktur) çıkacak canlı grupları için 2. İlaçlamanın ne zaman olacağı gibi birkaç faktör vardır. Evinizde kendi başınıza yapacağınız müdahaleler kesinlikle yeterli değildir çünkü doğru dozu doğru zamanlarda doğru yöntemle uygulayabilmek gerekir. Bunun yanı sıra beslenen bir evcil hayvan var ise evcil hayvanında kontrolleri yapılmalı yaşam ortamı ilaçlanırken evcil hayvanında dış parazit mücadelesi takip altına alınmalıdır.Daha sonrasında durumun tekrarlanmaması için alınacak önlemler firmamızın Ziraat Mühendisleri ve Veteriner Hekimleri tarafından size raporlanacaktır.

Pire mücadelesi için ilaçlama firması seçilirken dikkat edilmesi gereken hususlar hakkındaki makalemize göz gezdirebilirsiniz.

 

Veteriner Hekim: A. Serkan Aydoğdu