Alman Hamamböceği – Blattella Germanica

Bilimsel Adı : Blattella Germanica

Günlük hayatta gerek işyerlerimizde gerek evlerimizde en sık karşılaştığımız tür olan Alman Hamam Böceği (Blattella germanica) halk arasındaki adı ile kalorifer böceği, bir yumurta paketinde 50 ye yakın yumurta bırakır.

Dişi böcek bu yumurta kapsülünü genellikle kapsül açılana kadar abdomen(karın) ucunda taşır ve bu yumurtaların açılım süresi ortalama 21 gündür.

Yumurtadan çıkan nimfler (yavru böcekler), 3 ile 6 ay arasında ergin döneme gelip tekrar yumurtlayabilme kabiliyetine ulaşırlar. Yılda ortalama olarak 4 adet yumurta paketi bırakabilen kalorifer böcekleri zor koşullara oldukça dayanıklıdırlar ve hızlı üreme kabiliyetleri sayesinde bir anda yaşam alanlarımızı istila edebilirler. Sıcak ve nemli yerleri seven Alman Hamamböcekleri özellikle mutfaktaki elektirikli ev eyşyalarının motor aksamları, tezgah altları, çekmece içleri, dolap menteşe içleri gibi noktalarda yuvalanırlar. Birçok bakteri ve virüsleri gezdikleri yerlere taşıyarak salgın hastalıklara sebep olabilirler.


Alman Hamamböceği mücadelesi oldukça zordur, teknik bilgi, tecrübe ve bazı yoğun istila durumlarında periyodik insektisit uygulaması gerektirebilir.

Profesyonel bir ilaçlama firmasının yapacağı detaylı inceleme ile yaşam alanlarımızdaki Alman Hamamböceği yuvaları tespit edilir. Yuvayı yaptıkları ortamın fiziki özelliklerine göre sprey ve jel formülasyonda olan ilaçlar kullanılarak istila durumları ortadan kaldırılır.

Veteriner Hekim: A. Serkan Aydoğdu – Ziraat Mühendisi: Erhan Özdemir  

Çam Kese Böceği – Thaumetopoea pityocampa Schiff

Bilimsel Adı : Thaumetopoea pityocampa Schiff

Zararlının Dış Görünümü :

Çam kese böceği pul kanatlı zararlı yaşam döngüsü 4 evreden oluşan bir böcek türüdür. çam kese böcekleri yumurtalarını çiftleşmeden sonra çam ağaçlarının özellikle alt dallarının birleştirerek sıralar halinde bırakırlar. bırakılan yumurtalar avcı canlılar tarafından yenilmemesi için yumurtalarının üzerini pullarla kaplarlar.

Bırakılan yumurtalar ortalama 40 günlük olgunlaşma evresinden sonra yumurta zarı delinerek baş kısmı gövde kısmından daha büyük tırtıllar ortaya çıkarlar.  Bu evrede zararlı grubu 16 ayağı bulunan bir tırtıl görüntüsü sergilemektedir. yetişkin haldeki bu tırtıl 40 milimetre büyüklüğüne ulaşır. Bu zararıların karnın alt kısmında bulunan onaltı ayakları, beyaz sarı veya sarıya yakın renkte kullarla kaplıdır.

Davranışları, Beslenmesi ve Alışkanlıkları

Çam kese böceğinin larvalarının (tüylü tırtılların) pupa evresi öncesinde iki dönemi vardır. İlk dönemi tırtılın yumurtadan çıkıp koza örmeye başladığı dönem sonraki dönemi ise kirizalitleşme olarak tabir edilen keseleri terk edip toprak altında pupa oluşturuncaya kadar olan dönemi belirtir. Çam kese böceği larvaları birinci döneminde ağırlıklı olarak geceleri kesesinden çıkarak yakın çevresinden itibaren yeni sürgünleri yiyerek beslenirler ikinci evreye kadar deri değiştirerek ergin tırtıl haline ulaşırlar. Bu süre içerisinde ağızlarından salgıladıkları ipeğimsi madde ile ibreli ağaçlarda yeni sürgünlerde ve tepe tomurcuğuna yakın bölgelerde keselerini örmeye devam ederler. Bu keselerin görünümü ilk dönemlerde çok parlak olup, zamanla da matlaşır.

İkinci evresini tamamlayan tırtıllar keselerini terk ederek ağaç gövdesinden torağa iner ve toprak altında krizalitleşme ile birlikte pupalarını örerler pupa içerisinde ortam koşullarına ve tırtılın beslenme yetişkinlik durumuna bağlı olarak ilk etapta 4 aylık süre içerisinde ergin hale gelir ve kelebek olarak ergin çam kese böcekleri çiftleşme için pupalarını terk eder. ergin hale gelemeyen puparlar 4 yıllık dönem içerisinde bu evreyi tamamlayabilirler . bu nedenle bu zararlı ile mücadelede 4 yıllık zaman periyotlarının belirlenmesi son derece önemlidir.

Üreme:

Çam kese böceklerinde pupadan çıkan ergin kelebekler çiftleşmesini tamamlar ve çiftleşme akabinden erkek bireyler hemen ölürler ancak çiftleşmiş olan dişi bireyler döllenmiş yumurtalarını bırakmak için uygun bölge arayışına girer ve bölgedeki çam ağaçlarında yumurtalarını bırakmanın akabinde ölürler. zararlı ile biyolojik mücadelede erkek bireylerin feromon tuzaklarına çekilmesi çiftleşmenin oluşmasına engel olacağı için son derece önemlidir.

Çam Kese Böceği İle Nasıl Mücadele Edilir?

Çam kese böceği ile mücadele biyolojik mücadele, kimyasal mücadele ve Fiziksel Mücadele olarak gruplandırılır.
  • Biyolojik mücadelede; Zararlılar için avcı nitelikteki canlı grupları (Kuş Grupları) ortama salınarak yapılır.
  • Kimyasal Mücadele; Zararlıların larva 1. ve 2. evrelerinde  toprak gövde ve sürgün alanlarında gerçekleştirilir.
  • Fiziksel mücadele; Çiftleşme döneminde feromon tuzaklarla kese döneminde keselerin toplanılması ve yakılması ile sağlanır. Çam kese böcekleri tırtıl evresinde tüyleri alarjen etkiye sahip olduğu için keselerin toplanılması esnasında açık çilde temasından kaçınılmalı ve ortamdan özellikle 2-16 yaş grubu çocukların uzak durmaları sağlanılmalıdır. yetişkinlerde bile temas yüzeylerinde ödem kızarıklık şişmeler oluşturabilmektedir.

Çam Kese böcekleri Tüylü tırtılları ile kimyasal mücadelede mutlaka profesyonel bitki koruma ürünleri uygulama yetkisine sahip alanında uzman profesyonel ekipler tarafından yapılması gereken bir uygulama olup firmamızdan bu zararlı grubu için ilaçlama teklifi alabilirsiniz. Firmamıza telefonla 7/24 ulaşabilir detaylı bilgi talebinde bulunabilirsiniz. İrtibat numaramız +90 216 515 55 00 Watsapp İletişimi için 545 947 78 78 numaralı telefondan bilgi alabilirsiniz.

Ziraat Mühendisi: Erhan ÖZDEMİR 

Bu Makaleyi Paylaşın…

Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

İşletmelerde Pest Kontrol Hakkında Merak Edilenler

İşletmelerde Periyodik ilaçlama Gerekli mi?

İşletmelerde Faaliyet alanları göz önüne alındığında;

  • Zararlı çekiciliğinin yüksek olması
  • Zararlıların barınma saklanma ve yuvalanma ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için çok fazla fiziki boşluğun veya alet ekipmanın bulunması
  • Aynı zamanda alanlarda kullanılacak tüm Biyosidal ürünlerin doğrudan güneş ışığı, UV Işınlar ve Mor ötesi ışınlardan dolayı yarılanma sürelerinin hızlı bir şekilde tükenmesi
  • Tesisler de kauçuk malzemelerin yoğunluğu, kablo kanallarının ve elektrik kontrol panelleri ile trafo merkezlerinin açıktan devam etmesi gibi nedenlerin oluşturmuş olduğu risklerden dolayı  işletmelerde periyodik olarak ilaçlama hizmeti alınması son derece önemli ve gereklidir.

Pest Kontrol açısından riskli sektörler hangileridir?

İşletmelerde faaliyet alanlarına göre zararlı yuvalanması ve barınması, kontaminasyon ve çapraz kirlenme riskleri göz önüne alındığında;

  • Gıda Üretim ve Depolama Tesisleri
  • Kozmetik Üretim ve Depolama Tesisleri
  • İlaç Üretim ve Depolama Tesisleri
  • Yanıcı ve Parlayıcı Madde Üretim ve Depolama Tesisleri
  • Kimyasal Üretim ve Depolama Tesisleri
  • Süt Ürünleri Üretim ve Depolama Tesisleri
  • Soğuk Zincir Üretim ve Depolama Tesisleri
  • Perakende Satış ve paketleme işletmeleri

Birinci derecede yürüyen haşere ve kemirgenler için risk taşıyan işletme sektörleridir. Zira periyodik ilaçlama hizmeti tüm haşereleri kapsamakla beraber tüm işletmelerde yapılması gereken bir zaruriyettir. Hizmetin amacı işletmeleri haşerelere karşı korumak ve işletmelerde haşere yuvalanmasının ve buna bağlı oluşabilecek işgücü hammadde ve üretim zararların önüne geçmektir.

Sektörlere göre ilaçlama metodu değişir mi?

Periyodik ilaçlama uygulamalarında işletmelerin faaliyet alanları yapılacak uygulama methodunu belirlemede son derece önemlidir. Nitekim gıda üretim tesislerinde yapılacak uygulamada üretim alanlarında yapılacak kontrollü kimyasallar uygulamaları ile ilaç üretim tesislerinde temiz sahalarda yapılacak uygulamalar tamamen farklıdır. İlaçlama hizmet talebi sonrasında yapılacak ücretsiz keşif çalışmasına istinaden firmamızın uzman personelleri tarafından o işletme için en doğru metot ve hedeflenen haşere türü için en doğru Biyosidal ürün seçilir ve işletme yetkilisinin bilgisine sunulur.

Bu metotlar mücadele edilecek haşere türünden, işletmenin bağlı olduğu sektöre ( gıda imalatı, sanayi, depolama, lojistik vb..) göre sahip olduğu haşere tolerans seviyesine yada burası bir ilaç, hammadde üretim tesisiyle bünyesinde bulundurduğu temiz saha, gri saha gibi faktörler göz önüne alınarak belirlenir.

 

Veteriner Hekim: A. Serkan Aydoğdu – Ziraat Mühendisi: Erhan Özdemir  

Akrep – Scorpiones

Bilimsel Adı

Order Scorpiones

Zararlının Dış Görünümü

Akrepler, eklembacaklılardan sekiz bacaklı bir canlı türüdür. Akrepler taksonomik olarak, keneler, uyuzböcekleri ve diğer eklem bacaklılarla akrabadırlar.

Akrepler anotomik olarak cephalatorax(Gövde), karın(abdomen)bölümlerinden oluşmuştur. Akreplerde uzatılmış bir gövde ve erektil kuyruk ile uç kısmında iğnesi, bulunan bir yapıdadır.Bu yapıda 4 çift bacağa sahip akrepler de örümceklerden ayrı olarak yakalama kolları bulunmaktadır. Akreplerde cephalatoraxı koruyan sert bir kabuğu vardır. Gövde uç kısmında bir çift göz bulunmaktadır.

Akrebin Yaşamı

Akrepler, geceleri avlanan etçil yırtıcı hayvanlardır. Genellikle örümceklerden, kırkayaklardan ve genel olarak her türlü böcekten hatta kendi türünden akreplerden bile beslenebilen canlılardır.

Akreplerin geneli sıcak ve kuru iklimi tercih ederler.

Akrepleri diğer eklem bacaklılardan ayıran en belirgin özellikleri görünüşleridir. Bir çift güçlü kıskacı, dört çift ayağı ve en uzun segmentin ucunda akrebin güçlü iğnesinin bulunduğu çok segmentli bir kuyruğu vardır.

Görme duyuları zayıf olan akreplerde gövdenin tam ortasından baş kısmında iki adet birincil gözü ve kenarlarda birkaç tane daha gözleri vardır ancak görme yeteneklerinin zayıf olması nedeni ile ağırlıklı olarak dokunma ve titreşim algılayarak çevresine tepki verirler.

Akreplerin iğnesi

Akrepler, uzatılmış gövdenin ucunda son derece keskin ve zehirli iğnelerinin bulunduğu kitin bölmeli kuyruklara sahiptirler. Bu iğneler, hem saldırı hem de savunma için kullanılan dikenli organlardır.

Akrepler, saldırılarında yaptıkları ilk hamlede kurbanlarını zehirli bir yaralama gücüne sahiptirler ve ard arda birden fazla atak yapabilirler ancak zehirin tekrar oluşturulması zaman almaktadır.

Akreplerde uzatılmış kuyruğunun uç kısmında kıvrımlı iğnesi bulunur. Bu iğneyi akrepler saldıracakları canlı guruplarını felç etmek (Paralize) veya öldürmek için kullanırlar. Akrepler, saldıracakları kurbanlarında iğnesini daha hızlı sokabilmek için büyük ön kıskaçlarıyla kurbanlarını yakalayıp tutarlar.

Akrep zehri bu saldırıdan etkilenen kurbanlarını hareketsiz hale getirecek kadar güçlüdür ve hatta bazı akrepler insanlarda ölüme neden olabilecek bir zehire sahiptirler. Bu zehir akrep türlerine göre 40 ile 50 arasında toksin maddeden oluşmaktadır. Ancak bilinen yaklaşık 1500 akrep türünden 50 kadarı insanlar üzerinde hayati risk yaratmaktadır.

Ziraat Mühendisi: Erhan ÖZDEMİR

Tahtakurusu – Cimexlectularius

Bilimsel Adı : Cimexlectularius L.

Zararlının Dış Görünümü :

Tahtakuruları(Bed Bugs)  4 ya da 5 mm boyunda (Mercimek tanesi), düz vücüt yüzeyine sahip , kırmızımsı kahverengi vb. koyu renklerde ve baş(Cephalon) kısmının karın(Abdomen) kısmına oranla 5 – 8 kat küçük olduğu  oval şekilli Sadece kan ile beslenen haşerelerdir.

Davranışları, Beslenmesi ve Alışkanlıkları

Tahtakuruları(Bed Bugs) sadece kanla beslenen bir dış parazit zararlıdır. Hava sıcaklıklarının olumsuz koşullarında, beslenme olmaksızın bir seneye kadar dayanabilen bir canlı grubudur. Ağılıklı olarak ışık seviyesinin minimum olduğu gece saatlerinde evlerde hareketliliğin en düşük olduğu dönemde çok daha fazla aktivite gösterirler. Ev içerisinde yatak dikiş kenar boşlukları, çarşaf düğümleri, süpürgelik boşlukları, mobilya aralıkları ve priz içleri gibi hemen hemen bulabildikleri her noktaya yuva yapabilirler.

Tahtakuruları genellikle ziyaretçi sayısı ve çeşitliliği yüksek olan otel odalarından ziyaretler esnasında bavul, valiz elbise poşetleri vb. ürünler ile taşınarak bir noktadan diğerine bulaşma yaparlar.

Üreme:

Tahtakuruların da üremede, dişi tahta kuruları günde 1-5 arasında yumurta olmak üzere yaklaşık 300 günlük bir hayat döngüsünde toplam 200 ile 500 yumurta bırakabilir. Tahtakuruları optimum koşullarda 300 günden fazla bir süre yaşayabilirler.

Evde Tahtakurusu varlığını nasıl anlarım?

Tahtakurularının varlıklarına dair birden fazla belirti olabilir.Bunlardan birincisi zararlının gözle görünmesidir. Ergin tahtakurularının şekli ve ebadı, elma çekirdeğiyle aynıdır. Tahtakuruları hayatları boyunca dış kitin iskeletini değiştirirler ve bu gömlek derilerinin ortamda görülmesi ikinci bir belirtidir. Tahtakuruları, yuvalanma noktaları çevrelerinde özellikle yatak dikiş kenarlarında ve çarşaf düğüm çevrelerinde siyah kahverengi dışkılarını bırakırlar. Vücut üzerinde deri alanlarda görülen ısırıklar da tahtakurusu emaresi olabilir ancak deri üzerindeki farklı bir parazit ısırıklarınında olabileceği göz önüne alınırsa sadece bu belirtiden yola çıkarak tahtakurusu varlığını kanıtlamamaktadır.

Tahtakuruları, sırttan karına doğru yassı ve ince bir şekle sahiptirler bu durum kendileri için büyük avantaj sağlamaktadır. Tahtakuruları popülasyon bireylerin karakteristik olarak birbirlerine yakın olarak dururlar, kendilerine özgü tuhaf, tatlı ama hoş olmayan bir kokuları vardır.

Tahtakurularının vücut üzerindeki ısırıkları kırmızı kaşıntılı izler bırakabilir ve hatta aşırı kaşınma gibi reaksiyonlara yol açabilir, ancak aynı ev içindeki herkeste bu tür reaksiyonlar gürülmeyebilir. Tahtakurularının birden fazla çeşitleri bulunuyor olmasına rağmen en çok rastlanan türü (Cimexlectularius), özellikle insanların bulunduğu ortamlarda uyum sağlar. Bu tür haricindeki diğer türler kuşları ve yarasaları tercih ederler ancak besin bulamadıklarında insanlardan da beslenirler.

Kuşlar üzerinde paraziter olarak beslendikleri için  kuş yuvalarının bulunduğu evlerde ve özellikle çatılarda sıkça görülürler.

Tahtakurularından Nasıl Kurtulunur?

Tahtakurularını hemen her yerden, istila etmiş oldukları ofislerden dükkanlardan, otellerden, spor salonlarından ve diğer sayılamayacak kadar çok yerlerden taşımak mümkündür. Bavulunuzda, kişisel eşyalarınızda hatta sizin üstünüzde saklanabilirler ve sizinle beraber gittiğiniz eve, apartman dairesine, villaya gidebilirler. Kapalı alana girdikten sonra deneyimli bir ilaçlama firmasının yardımı olmadan tahtakurularıyla mücadele etmek neredeyse imkansızdır. Tahtakurusu istilasının temiz olmayla hiçbir ilgisi yoktur, en iyi otellerde bulunabilir ve insanlar üzerinden en temiz evlere bulaşabilirler. Ama varlıklarını erken tespit ederek masraflı bir tahtakurusu istilası olasılığının önüne geçebilirsiniz.

Seyahat Ederken Seyahat ederken aşağıda belirtilen maddeleri uygulayarak, tahtakurularını eve getirme ihtimalinin önüne geçebilirsiniz

• Yüzeylerde, yatak örtüleri, döşek etiketleri ve yatak etekleri gibi, pas renginde noktalar olup olmadığını kontrol edin.

• Döşekler, yatak çerçevesi, yatak başı, süpürgelik ve mobilyalar dahil olmak üzere, tahtakurularının saklanabileceği bütün yerleri kaldırıp altına bakarak kontrol edin. Genellikle beslenmek için geceleri ortaya çıksalar da gündüzleri yatağın 1,5 metre çapı alanında bulunma olasılıkları yüksektir.

• Bavulunuzu bagaj rafına kaldırıp yatağın yakınından uzaklaştırın, çünkü tahtakuruları genellikle yatak başı, sanat eserleri, resim çerçeveleri ve priz yuvaları gibi yerlerde saklanırlar.

• Bavulunuzu toplarken ve eve dönüp açtığınızda dikkatlice kontrol edin. Bavulu her zaman yatağınızdan uzakta tutun ve yataktan uzak bir yerde, dolapta ya da başka bir yerde saklayın.

• Seyahatinizden eve döndükten sonra tüm kıyafetlerinizi kurutucuya koyun ve kurutucuyu en yüksek ısıda en az 15 dakika süreyle çalıştırın.

Evde Evinizdeyken tahtakurularını uzak tutmak için aşağıdaki faydalı ipuçlarını uygulayın.

• Tahtakurularına yaşamaları için elverişli bir ortam sunan eşya ve tekstil yığınlardan kurtulun.

• Yatak örtülerinizi, yıkanabilecekleri en yüksek sıcaklıkta mümkün olduğunca sık yıkayın.

• Evinize ikinci el bir eşya getirmeden önce mutlaka tahtakurusu taşıyıp taşımadıklarını kontrol edin.

• Evlerinizi sık sık kontrol edin—özellikle taşındıktan, seyahatten ve eve servis elemanı ya da misafir geldikten sonra. Tahtakuruları çok çabuk ürerler, bu nedenle erken tespit edilmeleri daha büyük bir istilayı önleyecektir.

Ziraat Mühendisi: Erhan ÖZDEMİR

Keneler – Ixodida

KENE (Ixodida)

Tespit edilen yaklaşık 899 kene türü vardır. Bu türlerden 32 kadarı Türkiye sınırları içerisinde görülmektedir. Çok fazla konak seçiciliği yoktur ve ömürlerinin bir kısmını konak üzerinde geçirirler.  Karada yaşayan omurgalı canlılardan kan emerek beslenirler. Konakçısı olduğu canlıda anemiye deride dermatidlere sebep olurlar. Fakat en önemli etkileri bakteriyel, riketsiyal ve protozoer etkenleri konağa nakletmeleridir.

Zararlının Dış Görünümü:

Türlerine göre renk farklılıkları gösterirler. Kan emen bir kene 1 cm boyutlarına ulaşabilirken larvaları 1 mm’den daha küçüktür.

Davranış ve Beslenme Alışkanlıkları:

Keneler dört evrede gelişimlerini tamamlar (yumurta,larva,nimf,erişkin). Bazı kene türleri hariç dişi keneler konak üzerinde kan emerken çiftleşir.

Bıraktığı yumurtaların sayısı 2000 ile 20000 arasında değişkenlik gösterir. Çevre şartlarına bağlı olarak bu yumurtlama süreci birkaç gün ile iki üç haftada tamamlanır. Genel olarak yaz aylarında aktiftirler fakat kış aylarında da aktivitesini devam ettirebilen türler (Dermacentor ve Haemaphysalis) olduğu bildirilmiştir.

Keneler konaklarını çeşitli şekillerde bulabilmektedirler. Amblyomma ve Hyolamma soyuna bağlı keneler aktif avcılar olup, konaklarını arayarak bulmaktadırlar. Rhipicephalus, Haemaphysalis ve Ixodes soyundaki keneler pasif otların üst kısımlarında pusuya yatmaktadırlar. R. Sanguineus gibi bazı kenelerin ise insanların yerleşim yerlerine adapte oldukları ve konaklarına buralarda tutundukları belirtilmiştir (Estrada Pena, 2004).

Taşıdığı Hastalıklar:

Toplum sağlığını ciddi ölçüde etkileyen keneler Kırım Kongo kanamalı ateşi, tularemi, Lyme hastalığı, Ehrlichiosis, Anaplasmosis gibi birçok hastalığın taşıyıcısıdırlar. Ayrıca kene enfestasyonları, kenenin tutunduğu bölgenin sekonder enfeksiyonu, yabancı cisim granulomu, alerjik dermatit gibi durumlarla sonuçlanabilir.

Kenelerden Korunma Yöntemleri:

Keneler mücadelesi zor canlı grupları arasında yer alır. Eğer yaşanan yerde yeşillik alanlar var ise mutlaka düzenli aralıklarla ilaçlama yaptırılmalıdır. Kenelerin sebep olduğu ölümcül hastalıklar sebebiyle ciddi tedirginlikler yaşanmakta fakat doğru ilaçlama yöntemleri ile bu sorunun ortadan kalkabileceği unutulmamalıdır.

Ağaç Kurdu – Tahta Kurdu

Bilimsel Adı  – Anobuim punctatum

Zararlının Dış Görünümü

Kentsel yaşam alanlarında yaygın olarak görülen tahta kurtları, yumurta, larva , pupa ve ergin evrelerini tamamlayarak tam metamorfoza uğrarlar(Başkalaşım).Zararlının yaşam döngüsü incelendiğinde bu tam metamorfoz Çevresel koşullar göz önüne alındığında 1 – 3 yıl arasında gerçekleşir. Yetişkin Tahta Kurtları 6 -7 mm uzunluğunda yuvarlak oval şekilli kırmızımsı kahve rengi veya daha koyu tonlarda görülebilir. Tahta kurdunun erginleri ahşap yüzeylere zarar vermezken üst kısımdan bakıldığında Thorax(üst Gövde) kısmının başa(head) kısmına oranla çok büyük olması nedeni ile baş kısmı görünmez. Tahta kurdu sadece Larva evresinde   ahşaba zarar verir. iklimsel olarak tahta kurdu yaşam döngüsüne sahip olan ülkemizde hemen hemen tüm bölgelerde yaygın olarak görülen tahta kurdu. halk arasında mobilya kurdu veya ağaç kurdu olarakta bilinir.

Tahta Kurdu Beslenme Alışkanlıkları

Tahta kurtları ağırlıklı olarak çok yıllık ağaç gruplarından 10 veya daha fazla yıllık olan sert ve yumuşak ağaçları istila eder. Tahta kurdu yoğunluğu  ahşaplarda ve çevresinde böcek dışkısı olarak bilinen ince toz ve talaş benzeri dışkılardan ve 3 mm çapında küçük deliklerden anlaşılır. Ağacın iç kısmından beslenen larvalar bu dışkıları üretirler. ağaç iç kısmını kemirerek iç kısımdan  yüzeye doğru tüneller açarak yüzeyde delikler oluşturarak aktivite gösterir. Yaygın tahta kurdu çoğunlukla ahşap eşyalara zarar vermekle birlikte döşeme ve döşeme altı boşluklarında, ahşap kaplamalarda ve evin diğer nemli bölümlerindeki ahşaplara da zarar verir.

Ağaç kurdu – Tahta Kurdu  Mücadelesi Hakkında Bilgiler

Tahta kurdu mücadelesinde zararlının etkin bir şekilde çözmek son derece zordur ve mücadele programı ele alındığında, birden fazla yöntemin uygulanması gerekir. Mücadele de kilit nokta zararlının bulunduğu yüzeyleri tespit etmek ve uygun koridorları açma işlemidir. Belirlemek nadiren kolaydır ve böceğin görünüşü ile birlikte yaşına, türüne ve zarar verdikleri ağacın nem içeriğine bağlıdır.Bu yöntemin ardından uygulama yüzey alanlardan ziyade zarar görmüş ürünlerde profesyonel ekipler tartafından yapılması gereklidir.